Av. POLAT SABUNCU


YENİ YILA GİRERKEN

İSTANBUL MEKTUBU - POLAT SABUNCU


                          Sevgili okuyucularım, insanlık tarihinde dönüm noktalarından birinin başlangıcı olan 2020 yılını geriden bıraktık. Laboratuvar çalışmalarıyla üretildiğine ilişkin ciddi iddiaların da dile getirildiği Covid 19  salgını, tüm dünyada toplumsal yaşamı, ülke ekonomilerini alt üst etti; etmeye devam ediyor. Yeni yılın, salgın belasından kurtulacağımız bir yıl olması bütün insanlığın ortak dileği oldu. Ben de 2021’in, salgın belasından insanlığın kurtulacağı, kamucu paylaşımcılığın yaygınlaşacağı, insanlığın baş belası emperyalist sömürünün sona erdirilmesi savaşımında insanlığın kurtuluşu yolunda önemli adımların atılacağı, bir yıl olmasını gönülden diliyorum. 

                       Yıllar önce okuduğum bir yazıda, dünyanın kaymağını yiyen küresel sömürgenlerin ünlü sözcülerinden Henry Kissinger’in, dünya nüfusunun 5 milyar dolayında olduğu günlerde, katıldığı  uluslar arası bir toplantıda  “dünya nüfusunun 3,5 milyara indirilmesi gerekir” düşüncesini savunduğunu öğrenince,  korkulu bir şaşkınlık içinde kaldığımı anımsıyorum; adama bakar mısınız, temsilcisi olduğu küresel sömürü sisteminin, gelir dağılımında oluşturduğu korkunç adaletsizliğin insanlık için yarattığı açlık, sefalet ve doğa için yarattığı yıkımın çözümü için 1,5 milyar insanın öldürülmesi gerektiğini dile getiriyor. Oysa yerküremizin doğal kaynakları, insanlar arasında adil ve dengeli paylaşılabilirse günümüzde 7 milyar dolayındaki dünya nüfusunun çok daha fazlasına yeterli… Ne var ki dünyanın iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki çoğunluğu Yahudi olan egemen ailesi, kurulu düzenlerini sürdürecek akıl almaz yöntemlere başvuruyorlar; savaş, bunların hiçbir zaman başvurmaktan geri duramayacakları bir çözüm yolu… Dünya silah sanayinin büyük devleri savaşsız bir dünyada varlıklarını sürdürebilirler mi? Sömürü alanlarında bölgesel savaşlar onlar için kaçınılmaz, ama Küresel sömürgenler, evrende yerküremizi yok edecek boyutlar kazanmış bir Üçüncü Dünya Savaşı’nı göze alabilirler mi?   Yakın geçmişimizde tanık olduğumuz salgın hastalık virüslerinin de dünya nüfusunda denge sağlamak, uluslararası ilaç tröstlerine olağanüstü gelirler kazandırmak amacıyla yapılan bilimsel araştırmalarla laboratuvarlarda üretilmiş olması olasılığı akla ve gerçeğe uygun görünüyor.

                          Burada aylardan beri sanal medya ve basında paylaşılan, çoğu insanımızın inandığı bir kuyruklu yalanı bilginize sunmak istiyorum: güncel Coronavirüs  ile ilgili olduğu için  internet izleyen herkesin dikkatini çekmiş olması doğal bu paylaşımda Nobel ödüllü Japon bilim adamı Tasuku Honjo, salgın konusunda şunları dile getirmiş: “40 yıldır hayvanlar ve virüsler üzerine araştırma yaptım. Doğal değil, üretilmiştir ve virüs tamamen insan yapımıdır. Dört yıl önce Çin’deki Wuhan laboratuarında çalıştım. Bu laboratuvarın personelini çok iyi tanıyorum. Corona kazasından sonra hepsini aradım. Ancak tüm telefonlar üç aydır çalışmıyor. Artık tüm o laboratuar teknisyenlerinin öldüğü anlaşıldı. Bu güne kadarki tüm bilgilerime ve araştırmalarıma dayanarak bunu Corona’nın doğal olmadığını yüzde yüz güvenle söyleyebilirim. Yarasalardan değildi. Çin yaptı. Bu gün söylediklerim şimdi yanlışsa  ölümümden sonra bile, hükümet Nobel ödülümü geri alabilir. Ama Çin yalan söylüyor ve gerçek bir gün herkese açıklanacak.” Şimdi Nobel ödüllü Japon  bilim adamının bu açıklamasını okuyan bir insanın Çin Halk Cumhuriyeti’ne tepki duyması, hatta onu lanetlemesi son derece doğal ve doğru bir yaklaşımdır değil mi? Ama kazın  ayağı başka; sanal medyada  ısrarlar dolaştırılan Yeni Akit ve Beyaz Gazete’nin de aralarında bulunduğu bazı haber sitelerinde yer alan bu paylaşımın kuyruklu bir yalan olduğu anlaşılıyor. İnternette yaygın olarak geniş kitlelerin beynini yıkamak  amacıyla kullanılan yalan bilgilerin denetlenmesini sağlayan “Teyit (Doğrulama)” diye bir platform var; bu siteye göre “iddia doğru değil, Profesör Tasuku Honjo’nun böyle bir açıklaması yok ve Honjo’nun Wuhan’da görev yapmadığı güncel özgeçmişinden görülebiliyor. Profesör Honjo bu iddiaların gerçek olmadığını görev yaptığı üniversitenin resmi internet sitesi üzerinden de açıkladı.” Çin’i karalayan bu paylaşımın dünyada ve ülkemizde hangi çevrelerin işine geleceğini de değerli okurlarımın düşünmesinde yarar görüyorum. HİV, Kuş Gribi, Deli Dana gibi virüsleri üretip insanlığın başına bela ettikten sonra aşılarını da bütün dünyaya pazarlayıp trilyon dolarlar kazanan Batı Uygarlığı’nın kapitalist-emperyalist sistemi yıkılırken, küresel egemenlerin Corona 19 virüsünü üretmiş olmaları daha akla yakın olasılık gibi görünüyor bana… Vatan şairimiz Mehmet Akif’in tanımlamasıyla “tek dişi kalmış canavar”ın, son iki yüzyıl boyunca, dünyada saltanatları sürsün diye işleyemeyecekleri cinayet, yapamayacakları can kırımı kalmamıştır. 77 Yaşına girdiğim bu günlerde  doğru bildiklerimi, deneyimlerimle saptadığım gerçekleri yazıp halkımıza iletmeyi, vazgeçilmez bir insanlık ve yurttaşlık görevi sayıyorum.

                         Geçtiğimiz Nisan ayından bu yana yayınladığım “Anılarım”ı bu yıl da sürdürmek niyetindeyim. Bu ay 64. yaşına  girecek çok değer verdiğim Yeni Şebinkarahisar Gazetemizin ve tüm okurlarımın yeni yılını kutluyor, herkesi sevgi, saygı ve özlemle selamlıyorum.



Hüsnü Kurtoğlu
5.01.2021 21:14:03
Teşekkürler.