DOĞAN MERT YILMAZ


UZAKTA DA OLSALAR YÜREKLERİ YİNE ŞEBİNKARAHİSARDA ATIYOR

KONUK YAZAR - DOĞAN MERT YILMAZ


Yıllar önce memurluk, mesleki veya birçok nedenlerden dolayı Şebinkarahisar'ı terk etmek zorunda kalanlar ve zamanla tamamıyla fiilen kopmuş ancak her ne olursa olsun doğduğu toprakları meraklı gözlerle sanal veya basın yayın organları ile bir şekilde koparamayan büyüklerimiz ve insanımız olduğunu biliyor ve görüyoruz.

İnanın bu bizleri çok gururlandırıyor neden derseniz işimiz gereği veya normal olarak Şebinkarahisar dışına çıkıp Türkiye'nin neresinde giderseniz gidin mutlaka bir Şebinkarahisarlı ile bir araya geldiğinizde o insanın gözlerinin içine baktığınızda bunu hissedebiliyorsunuz.

Bu yıl gittiğim binlerce kilometreler uzaklarda ansızın hiç hesapta yok iken beraber bir araya geldiğim bir büyüğümle tanıştım Şebinkarahisar'ın Avutmuş Mahallesinden yıllar önce buralardan ayrılmış, anlattığına göre 1974 yılında Şebinkarahisar'dan memurluk nedeniyle ayrılmak zorunda kalarak memleket hasreti çeken kervanına katılmış olarak hayata devam etmiş. Kendisiyle tanıştık, büyüklerimizi tanıyor ve hasretle soruyor memleketteki insanları, inanın gözlerindeki o heyecanı görmek insanı çok duygulandırıyor.

Tanışmanın ardından hasretle soruyor çevresindeki insanları hasbelkader ortak tanıdıklarımız ortaya çıkıyor ve hüzünle konuşmaya devam ediyor soruyor, soruyor yine soruyor….

Özlem gidermeye çalışıyor kendince, dertleşiyor ve Şebinkarahisar'a üzülüyorum diyor neden diyorum;

-  “Eğitimin seviyesinin düşmesi diyor ve ekliyor; Şebinkarahisarlı gençlerinin makam ve mevkii kariyerlerinin giderek azaldığını ifade ediyor. Bizim zamanımızda diyor babalarımız, annelerimiz ve büyüklerimiz bizler okula giderken diyor, hiç ilgi ve alaka olmadığı halde geçim derdiyle uğraşırken bizleri okutabilmek adına sadece işleriyle ilgilenmek zorunda kalıyorlardı.

Bizleri hep o dönemdeki öğretmenlerimiz yönlendirmeleri sayesinde bu makam ve mevkiine geldik. Bizden önce ve bizlerden sonra birkaç yıl daha sürdü sürmedi bu eğitim kalitesi daha sonraları gittikçe azaldı.” dedi ve ekledi;

- "Bizler ne kadar uzakta olursak olalım, bizler memleketimizi hiç unutmuyoruz, unutmayacağız, unutamayız dedi ve ekledi; Şundan hiç kuşkunuz olmasın ki anlattığım bu zaman diliminde Şebinkarahisar'dan yüzlerce belli makam ve mevki noktalarına gelen insanlarımız var dedi. Bende kendisine bu insanların mutlaka bulunup ve bir şekilde her yıl bir araya getirilmesi gerektiği inancındayım dediğimde ise heyecanla;

— Kesinlikle katılıyorum dedi,

Neden? Niçin? soruları içerisinde karşılıklı devam eden koyu bir sohbet saatlerce akıp gidiyordu zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorduk bile sürekli soruyor cevap almak istiyordu bende heyecanla bir bir anlatıyordum.

Şebinkarahisar'ımızın durumunu kimler öldü, kimler kaldı neler oldu neler değişti ekonomik olarak neler yapılabileceğini sosyal hayatın ne noktada olduğunu o sordu ben cevapladım, ben anlattım o dinledi ve konular üzerinde tartışarak Şebinkarahisar'ın nasıl daha güzel, üreten, geliştiren kendisini yenileyen ve en önemlisi eve geri dönüş oluşumunu nasıl gerçekleştirilebilir şeklindeki düşünceler üzerinde karşılıklı olarak fikir alışverişinde bulunarak devam etti ve mutlaka Şebinkarahisar'ın ve memleketimizin değeri ve kıymetinin bilinmesi gerektiği kanaatine varılmasını istedik.

Şunu iyi biliyorum ki; insanımız nerede olursa olsun doğduğu toprakları hüzün dolu gözlerle uzaklardan da olsa öylesine özlem ve hasretle bakıyor ki bu sadece bir örnek olsa gerek umarım o hasretle bakan gözler bir gün mutlaka bu güzel topraklara kavuşa bilmesi dileklerimizle, ayrılıyoruz bu güzel sohbetten….

Hasret kokusuyla yanan tüm gurbet yorgunlarına Saygı ve Sevgilerimle.

doganmertyilmaz@hotmail.com