ŞENOL KARASU


ÜLKEMİZDE YANAN ORMANLARIMIZ, SEL İLE YIKILAN HAYATLAR

KONUK YAZAR - ŞENOL KARASU


Yaşadığımız son afetlerde de görüldüğü gibi toplumumuzun karşı karşıya kaldığı tüm afetler gösterdi ki halkımız hemen yardıma koşuyor. İnsanımız yardım çabası ile canını dahi düşünmeden yanan ormana giriyor. Korksa da kendini ve hayatını hiçe sayıp kurtarma çalışmalarına katılıyor. 1999 yılı yaşadığımız deprem vesonrasında çözümler düşünülür, tedbirler alınarak iyileştirmeler yapılır diye bekledik ama YANILMIŞIZ.  Erzincan, İstanbul, Gölcük, Düzce Yalova, Ceyhan, Erciş, İzmir, Rize, Sinop, Kastamonu ve dahaonlarca yaşam alanında hayatlar yok oldu, çözüm ve iyileştirme yapılıp çalışma yapıldı mı HAYIR.

Çıkan her yangın da, yıkılan her evde önce en yakınımızda komşularımız ve olay yerine ulaşan insanımızdan yardım gördüler. İlk yardımagelenler önce komşumuzdu. Mahalleli sorumluk aldı, eğitimler aldı, tedbirleri öğrendi,iyileştirme çabasına girdi. Sorumlu yetkililer ne yaptı? seyretti. İlk yardıma gelenler hızlı davranıp hayatlar kurtardı. İlk müdahaleciler olarak Gönüllüler afet zararlarının azaltılması konusunda önemli rol oynadılar. STK’lar toplumun dinamikleridir. Afetin ilk 72 saati için profesyonel ekipler gelinceye kadar kendileri yakınları ve komşularına yardım eli uzatabilme için bu amaçla örgütlenmiştir.

AFAD, UMKE, JAK personeli donanım ve diğer kuruluşlar çözüm için nüfusa göre özelikle Anadolu da sayısal olarak yetersiz. Küreselısınma sebebi ile büyük afetlerle mücadeleyi sürdürmek zorunda kalabiliriz. AFAD, UMKE gibi resmi kurumların ulaşım, müdahale kapasitesi ve personel sayısı nüfus yoğunluğuna göre arttırılmalıdır. Ülkemiz genelinde resmi kurumlar ve belediyeler güçlendirilmelidir. Günümüzde küresel kuraklık afet ile mücadelede karşılaşılan sorunlar farklılaşmıştır. Yangın ile mücadele kuraklık düşünülerekplanlamalar yapılmalıdır. Deprem ile mücadele doğru yaşam alanlarına yerleşim ile başlamalıdır. Çarpık ve güvensiz yerleşim problemleri çözmeliyiz. Kentsel dönüşüm mevcut durumu iyileştirmektir. Küresel ısınma farklı afet türlerini içerir. Ani gelişen sel, yangın, heyelanlar zararlarınıhesaplayarak düzenli iyileştirmeler (DÖFİ) ve planlamalar yapılmalıdır.Marmara Denizi’nde kırılan Fay hattı (Avcılar-Silivri arası)  sonucu oluşacaksu taşkını ve zararları düşünülerek yeni bir Kriz Master planı oluşturulmuş ve mücadele yeniden öncelikler göz önüne alınarak hızla tamamlanmıştır. İBB Master Afet planını uygulamaya koymuştur.

ÜlkemizdeYangınlar 44 il de ve 200’ün üzerinde ayrı bölge de başladı ve ciğerlerimizi yaktı.Kurumuş kavrulmuş bitki örtüsü ıslatılmadığı temizlenmediği için yangına sebep oldu diye yetkililerce pek dillendirilmese de sebep sıcak havalar, küresel ısınma ve alınmayan tedbirlerdir.Akdeniz ve Ege Bölgesindeki orman yangını ateşe ve küresel ısınmaya teslim edilmiştir. Yanan yerlerde yaşanan paniği, üzüntüyü, kaygı ve çaresizliği içimiz kan ağlaya ağlaya yaşadık. Türkiye’nin iki hafta kesintisiz yaşadığı yangınların yarattığı acılar gerçekten çok tehlikeli ve yok edici zamanlardı. Hepimiz soruyoruz Türk Hava Kurumu yangın çıkmasın diye önleyici tedbir olarak kuru örtüyü ıslatan yangın çıkınca söndüren uçaklarına ne oldu? Bugünden yarına din ulamaları ve sözlerine mi? kaldı bu güzel ülkenin KADERİ. İhsan Eliaçık hocamız,  cevabı verse de ağzı olan konuşuyor artık.İnsanımız siyasi dil ve ötekileştirme ile bir birinden NEFRET EDER HALE GELDİ. Siyasi iklimin yarattığı bu gerilim TV canlı yayınlarında hakarete kadar vardı. Sorumluluk ve çözüm odaklı olması gereken yetkililerbir biri ile çelişen ifade ve amaçlarını sürdürdükçe her gün önce ORMANLARIMIZI sonra insanlarımızı KAYBETMEYE DEVAM EDECEĞİZ. Batı Karadeniz SEL FELAKETLERİ SONUCUNDA kaybettiğimiz canlar bize bu gerçeği öğretmedi mi? Daha az ve birbirimiz sevdiğimiz saydığımız umut dolu günler bize ve ulusumuza çok uzak olmasın. Barış ve sevgi dolu günlerde dost kardeş olup kucaklaşma umuduyla sağlıklı ve mutlu kalın HOŞÇA KALIN.