HUKUKSUZ BASKIN SEÇİME DOĞRU
Tarih: 25.5.2018 10:21:46 / 412okunma / 1yorum
Av. Polat SABUNCU

İSTANBUL MEKTUBU              

                Sevgili okurlarım; bir yılı aşkın süredir - sosyal medya paylaşımlarım dışında - yazı yazmadım. Dünyamızın ve özellikle ülkemizin çok önemli değişimlerin eşiğinde, daha da önemlisi güzel ülkemizin, büyük milletimizin, 16 yıllık AKP iktidarı döneminde adım adım içine itildiği toplumsal ve ekonomik yıkımın yarattığı çöküş sürecinde, aklımın yettiğince doğruluğuna inandığım gerçekleri halkımızla paylaşma sorumluluğunu duyuyorum. Amacım okurlarımı uyarmanın yanında gelecek kuşaklar için tarihe not düşmek…

                Bilindiği gibi Bahçeli-Erdoğan ikilisinin dayatmasıyla 16 Nisan 2017´de yapılan halkoylaması sonucu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı konulan ucube Başkanlık Sistemi´ne geçtik. Halkoylamasında Yüksek Seçim Kurulu, geçerli sayılması hukuken olanaksız mühürsüz oyları da üstelik oylama günü verdiği kararla geçerli sayarak, gerçekte HAYIR oylarının ağır bastığı sonucu kıl payı EVET´edönüştürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir seçim zaferi daha kazanmış oldu; Türkiye Cumhuriyetini, TBMM ve yargı denetiminin dışında tek başına dilediği gibi yönlendirip yönetebileceği hesabıyla, “Tek Adam” olmanın rahatlığı içinde ülkeyi bu günlere getirdi.

               Günümüzde genel manzara: Kutuplaşmış, çürümüş bir toplumsal yapı; daha da önemlisi, ülkemizin Cumhuriyet dönemi boyunca bu güne kadar yaşamadığı ekonomik yıkım tablosu; üstüne üstlük yurdumuzu dört bir yandan ateş çemberine alan ABD-İSRAİL eksenli emperyalist saldırılar… Kahraman ordumuz, gözbebeğimiz Mehmetçiğimiz, güvenlik güçlerimiz, yurt içinde ve dışında emperyalizmin taşeronları PKK/PYD, IŞİD, FETÖ ve benzeri silahlı terör örgütleriyle canı, kanı pahasına vatan savaşı veriyor… İktidar partisi ve hükümeti,  inanılmaz çelişkiler sergileyerek bir o yana, bir bu yana savruluyor; halkın şiddetle karşı çıkmasına rağmen, Cumhuriyet´in kamu varlıklarına kattığı şeker fabrikalarını da seçim ortamında satarak kaynak darlığını gidermeye çalışıyor. Borca batırdıkları ekonomi ne yapsalar dikiş tutmuyor; Dolar 4, Euro 5, benzin 6 lirayı geçti; hükümet cenahı umarsız, çaresiz debelenip duruyor. Parlamentodaki sistem (=neoliberal haydut kapitalizmi) partileri,  ağız dalaşı, karşılıklı küfürleşmenin ötesinde ülkemizin ve halkımızın derdine derman olacak, toplumsal çöküşü önleyecek köklü çözümler yerine Atlantik Sistemi´nin çıkmazında debelenip durmaktalar… Oysa günümüz dünyasının, bölgemizin  ve ülkemizin koşulları, - tıpkı 1919 dönemindeki gibi – köklü dönüşümleri, devrimci yaklaşımları gündemimize getirmiştir.

                Türk halkı, önümüzdeki hukuksuz baskın seçimde, ABD ve Batı´nın güdümünde 12 Eylül faşizmi ile iktidara getirilen Özal´dan bu yana uygulanan, “serbest piyasa ekonomisi”, “küreselleşme”, “özelleştirme” yaygaralarıyla beyinlere yerleştirilen, ekonomimizi “üretim”den uzaklaştırıp “tüketim çılgınlığı”na yönelten, halkı ve devletimizi gırtlağına kadar borca batıran “neoliberal kalkınma modeli”nin oluşturduğu toplumsal, kültürel ve ahlaki yıkımın ötesinde ekonomik çöküşü de artık duyumsar konuma gelmiştir. Henüz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmeden fiilen tek adam yönetimi gündemimizdedir; her türlü hukuki engeli pervasızca çiğneyerek dışta güvenilirliğini, saygınlığını yitiren, içerde ise gerilip kutuplaştırılmış, dış kaynaklı ateş çemberi içinde betonlaşmış Türkiye´nin yaratıcısı da, yürek yakıcı bu tablonun baş sorumlusu da cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´dır. Daha vahimi, büyük kurtarıcımız, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk´e borçlu olduğumuz laik Cumhuriyet´imiz temellerinden sarsılmış, güzel ülkemizde, “fikri, irfanı, vicdanı hür” yurttaşlar yerine, cemaatlar, tarikatlar, müritler, etnik bölücüler söz ve karar sahibi kılınmıştır. Görünen o ki, AKP iktidarı ve onun lideriyle birlikte “Allah ile aldatanlar” için de “yolun sonu” görünmüştür artık… “Reis kaybedeceği seçimi yaptırmaz” sözünde gerçek payı olduğu, son yasal düzenlemelerle seçim hileleri için ortam hazırlandığı, iktidarı elden kaçırmamak için her şeyin yapılabileceği görülmektedir.

                           Seçim yapılsın ya da yapılmasın, yapılabildiği takdirde seçimde mevcut ittifaklardan hangisi kazanırsa kazansın, gelecek iktidar ekonomik ve toplumsal bir yıkım tablosu ile yüz yüze gelecektir. İktidarıyla, muhalefetiyle sistem partileri (AKP, MHP, CHP, İyi Parti, SP, HDP vs.), günümüzdeki yıkım tablosunun yaratan Atlantik sisteminin neoliberal ekonomi modeli ölçüleri içinde gündeme getirdikleri çözüm önerileriyle, ne içteki ekonomik-toplumsal yıkımı önleyebilirler, ne de ülkemizi, bütünlüğüne yönelen ABD-İSRAİL saldırılarından kurtarabilirler. Sovyetler Birliği´nin yıkılmasından sonra ABD emperyalizminin dünyaya dayattığı haydut neoliberal sistem dünya genelinde de çökmekte iken Türk halkı için tek kurtuluş yolu, 19 Mayıs ruhuyla Anadolu´nun bağrında yeniden bir Milli Hükümeti oluşturmak, Büyük Önder´imizin aydınlık yolunda, ABD-İSRAİL-NATO´nun ekseninden sıyrılıp dünyanın gelişen uygarlığı AVRASYA´da onurla konumlanmaktır.

                            Evet önümüzde çetin mücadele gerektiren zorlu, çileli, ulusça özveriyle dayanıp aşmamız gereken bir süreç var. Parti ayrımcılığını bir yana koyup tüm milli güçlerimizi elbirliğiyle mücadeleye yöneltebilmeliyiz. Savurganlıktan uzak, tüketim çılgınlığını üretim seferberliğine dönüştürecek; emperyalizmin maşası  silahlı terör örgütlerini, komşularıyla işbirliği içinde güvenlik güçleriyle tepeleyecek; vatandaşları arasında her türlü ayrımcılığı sonlandırıp ülkenin her köşesine barış ve huzur getirecek; ekonomik bunalımın sıkıntısını yoksul, dar gelirli halkın sırtına vurmayıp gücüne göre herkese paylaştıracak; AVRASYA cephesinde komşularıyla kuracağı ittifaklarla ülkenin kaynak sorununu çözecek; uzun lafın kısası toplumsal, ekonomik, kültürel ve ahlaki kalkınmayı sağlayacak Milli Hükümet oluşumu, yakın gelecekte  Türkiye´mizin mecburiyetidir…

                           Ve de artık salonlara, meydanlara, stadyumlara sığmayan “Mustafa Kemal´in Askerleri”, günümüzün “Kuvayı Milliye Fedaileri”, 19 Mayıs ruhuyla Mustafa Kemal´in  tam bağımsız, laik Cumhuriyetini,  neoliberal sistem yerine, Atatürk´ün ALTIOK ile simgelediği  kamu ağırlıklı çağdaş kalkınma modeliyle yeniden kurup, hiç kuşkunuz olmasın, onu “ilelebed payidar” kılacaklardır.

Güzelce, 22 Mayıs 2018

 

Anahtar Kelimeler: HUKUKSUZ, BASKIN, SEÇİME, DOĞRU
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Erdem Eroğlu
25.5.2018 15:07:10
Sayın yazar, üçüncü paragrafta yazdığınız ´´ülkemizin Cumhuriyet dönemi boyunca bu güne kadar yaşamadığı ekonomik yıkım tablosu´´... Bu cümlenizin doğru olduğuna emin misiniz? Bu cümleyi okuduktan sonra yazının geri kalanını okumadım. Çünkü inandırıcılığı kalmıyor.
Yazarın Diğer Yazıları
ATATÜRK DÜŞMANLIĞININ BÖYLESİ… (16 Mayıs 2017 - Salı)
SONUN BAŞLANGICI (21 Nisan 2017 - Cuma)
GAZETEMİZ 60 YAŞINDA (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KAZDIĞI KUYUYA DÜŞMEK (17 Ocak 2017 - Salı)
TUTUKLAMALARIN BÖYLESİ (10 Kasım 2016 - Perşembe)
MİLLİ CEPHE ZORUNLUĞU (04 Kasım 2016 - Cuma)
İHANET KALKIŞMASI VE SONRASI (11 Ağustos 2016 - Perşembe)
TAKKE DÜŞTÜ, KEL GÖRÜNDÜ. (28 Nisan 2016 - Perşembe)
8 MART´IN ANLAM VE ÖNEMİ (08 Mart 2016 - Salı)
1128 AKADEMİSYENİN BİLDİRİSİ ÜZERİNE (20 Ocak 2016 - Çarşamba)
SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE (10 Kasım 2015 - Salı)
TAMZARA DOKUMASI VE TARİHİ YANILGIMIZ (30 Haziran 2015 - Salı)
SOLCULUK EMPERYALİZME KARŞI DURMAKTIR (18 Haziran 2015 - Perşembe)
VATAN MÜCADELESİNE DEVAM (12 Haziran 2015 - Cuma)
KIYAMET ALAMETLERİ (10 Nisan 2015 - Cuma)
MEMLEKETİMİN İNSANLARINA… (02 Nisan 2015 - Perşembe)
HARAMİ SALTANATINDA YIKIMA DOĞRU (17 Temmuz 2014 - Perşembe)
Sayfa:
E-Gazete
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
HAKKIMIZDA

Yeni Şebinkarahisar, 12 Eylül Yönetiminin faşist uygulamalarına ve işkencelere direnmesini bilmiş, ANAP`a da, CHP`ye de, DYP`ye de, RP`ye de, DSP`ye, MHP`ye ne de AKP´ye muhalif olmuş, kimsenin yayın organı olarak davranmamıştır. Biz bugüne kadar hiçbir partinin yandaşı olmadığımız gibi bu güne kadar kimsenin güdümünde de hareket etmedik, yalakalık da yapmadık. Biz her zaman Şebinkarahisar`ın, Şebinkarahisarlının yanında olduk. Şebinkarahisar`ın sorunlarının çözümü için çaba harcadık. Bunun için de hangi parti iktidarda ise o partiye muhalif olmaktan çekinmedik. Yapılan olumlu çabaları ve hizmetleri de destekledik.

"Yeni Şebinkarahisar Gazetesi, Şebinkarahisar`a her sabah daha iyi hizmet etmek emeliyle yola çıkanlarındır."